Kuran oku
Arapça metin, çeviri ve her ayet için tilavet.
التِّينِ
At-Tin · Cüz 30 · Sayfa 597
Hemze-i vasl
Med (normal)
Med (vacip)
Med (caiz)
Kalkale
Gunne
Idgam
Okunmayan harf
◆
التِّينِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
◆
١
وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيْتُونِ١
İncir ve zeytine and olsun,
٢
وَطُورِ سِينِينَ٢
And olsun Sina dağına,
٣
وَهَـٰذَا ٱلْبَلَدِ ٱلْأَمِينِ٣
And olsun bu güvenli Mekke şehrine ki:
٤
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ فِىٓ أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ٤
Biz insanı en güzel şekilde yarattık,
٥
ثُمَّ رَدَدْنَـٰهُ أَسْفَلَ سَـٰفِلِينَ٥
Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık.
٦
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ٦
Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır.
٧
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِٱلدِّينِ٧
Öyleyken, sana dini yalan saydırtan nedir?
٨
أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَحْكَمِ ٱلْحَـٰكِمِينَ٨
Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?
◆
العَلَقِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
◆
١
ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ١
Yaratan Rabbinin adıyla oku!
٢
خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ مِنْ عَلَقٍ٢
O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı.
٣
ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ٣
Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
٤
ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلْقَلَمِ٤
Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
٥
عَلَّمَ ٱلْإِنسَـٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ٥
Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
٦
كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَيَطْغَىٰٓ٦
Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.
٧
أَن رَّءَاهُ ٱسْتَغْنَىٰٓ٧
Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.
٨
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ٨
Dönüş şüphesiz Rabbinedir.
٩
أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يَنْهَىٰ٩
Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?
١٠
عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰٓ١٠
Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?
١١
أَرَءَيْتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلْهُدَىٰٓ١١
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
١٢
أَوْ أَمَرَ بِٱلتَّقْوَىٰٓ١٢
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
١٣
أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ١٣
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
١٤
أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ١٤
Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi?
١٥
كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ١٥
Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,
١٦
نَاصِيَةٍ كَـٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ١٦
Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.
١٧
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ١٧
O zaman, kafadarlarını çağırsın,
١٨
سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ١٨
Biz de zebanileri çağıracağız.
١٩
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب ۩١٩
Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş.
Sayfa 597 · ٥٩٧